Termodinamik yasalarının işlediği ancak kitap, kalem, defter, sinema, gezme, tozma yani hayal meyal bir dünyada tabii ki çay, kahve ve biz...
Entropya
27 Ocak 2009

“Biz Bu Toprakları Seviyoruz”


Yan tarafta gördüğünüz kutunu hikayesi şahsi olarak aslında trajikomik bir yazı konusu ama ben sadece değerli olan kısmını anlatacağım. Kalanı ise en azından üç-beş ay sonra yazabilirim. Önemli nedenleri var ve hem meraklandırmak iyi bir şey :)

Bu hoş kutu Arzu'dan geldi. Hediyesi içinde olan kutuyu hazırlatan ise “Biz Bu Toprakları Seviyoruz” diyen Gübretaş.

Hediye ise Aşık Veysel'in Kalan Müzik'ten Toprağa Çalan Türküler'i :
"Emeğin, alınterinin, kalenderliğin sembolü mendile sarıldı albüm. Ahşap bir kutu içine konuldu ve gönderildi bu toprağı ve bu toprağın seslerini sevenlere."
Gübretaş şöyle diyor:
Türk tarım sektörünün gelişmesi için 56 yıldır çalışan Gübretaş yeni yılda “Biz Bu Toprakları Seviyoruz” üst başlığı ile kültürel bir projeyi hayata geçirecek. Proje kapsamında ilk olarak Aşık Veysel Şatıroğlu’nun daha önce hiç yayınlanmamış türkülerinin de yer aldığı “Aşık Veysel’in Dilinden TOPRAĞA ÇALAN TÜRKÜLER” adıyla bir albüm hazırlandı. 15 parçadan oluşan albümde, `Uzun İnce Bir Yoldayım`, `Kara Toprak`, `Dostlar Beni Hatırlasın` gibi dillerden düşmeyen türküler de yer alıyor.

Ben derim ki:

Gün ikindi akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın

Not: İsmail Erdemir şimdi daha da merak etmiştir bu albümü. Ne de olsa son günlerde elinden saz düşmüyor :)

Etiketler: , , , ,

Yorumlar:
reklamda sinir taninmiyor....asik veyseli bile reklama alet eden bir firmayi samimi bulmutorum..acaba o gubretasa soruyorum...hergun kac ton zararli atiklari topragimiza saliyor???uretip ciftciye sattigi gubreler ne kadar topragi kirletiyor?? diye dusunup cevre bilinciyle yaklasirsak verdigi hediye sadece goz boyama ve imaj parlatmadan baska bir sey olmadini farkedebiliriz...
 
Sami
Boyle katı olmamak lazım. Hem Gubretas'in sayfasinda Değerlerimiz bölümü de dikkate değer.

Sonra Gübretaş'ın IMKB'de kote olmuş bir şirket olmasından birçok konuda daha duyarlı olmasını sağlıyor.

Ya bir şirket imaj parlatmayı ve göz boyamayı çevre bilincini öne çıkartarak yaparsa ne olacak?

Bir başka mesele daha var. Sen daha iyi bilirsin ki gubre olmadan topraktan verim almak mumkun olmuyor. Tarih boyunca işlenmiş olan toprakların piyasa için ürün verebilmesi için gubre olmadan nerede ise hic sansi yok. Belki dogal gubre diyeceksin ama bu yeterli olmuyor.

Piyasa için olunca böyle oluyor, dersin ama başka bir seçenek de yok. Piyasanın yerine işleyebilecek bir yapı hala yok ve belki de hiçbir zaman da olmayacak.
 
Tamam Ali, dunyanin civisi cikmis elime cekic alip niye cakayim???cok haklisin
 
Sami
Boyle soyleme simdi!

Tamam, ver o çiviyi ben çakayım.
 
arzuyu seviyoruz... :D hediyesi de değer verilecek ve tam nostalji koleksiyonuna uygunlukta...

espirisi olan bir hediye.. konuya göre :D
 
Yorum Gönder

Hakkımda
Ali Saglam
İstanbul, Turkey

Arşiv
Kasım 2008 Aralık 2008 Ocak 2009 Şubat 2009 Mart 2009 Nisan 2009 Mayıs 2009 Temmuz 2009
Son Yazılar
Yazmamak için Mazeretim Yok 14 Ocak oldugunu bilmiyordum! Trafik Ceza Puanları 2008'i Uğurlarken Kisa Kisa Bayram Oncesi ATM Kuyruklari Baş Ekonomist Dr. Saruhan Özel Fütüristler Zirvesi'nin Ardından Futuristler Zirvesi "Sırları Yakalayabilmenin Sırları"
Powered by Blogger
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-No Derivative Works 3.0 Unported License.